Gargara Forum » Genel Bölümler » Sağlık Köşesi » Kulak Burun Boğaz » Koku Duyusu Bozuklukları

Yeni Konu Aç Konuyu Cevapla

     
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 31 Ağustos 2015, 20:09   #1
buse
Avatar Yok
Üyelik tarihi: 15 Nisan 2015
Mesajlar: 12,525
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
Standart Koku Duyusu Bozuklukları



Nasal mukoza regio olfactoria ve regio respiratoria olmak üzere iki kısma ayrılır. Koku duyusu ile ilgili olan kısım, üst konka hizasından çekilen çizginin üst kısmında kalan regio olfactoria’dır.

Regio olfactoria, septumun üst I /3 üst kısmı, üst konka ve bunun üstünde kalan kısım ile nasal çatıyı içerir. Buradaki epitel duyu epiteli karakterindedir. Bu duyu epitelinde 4 tür hücre mevcuttur:

1. Olfaktuar Hücreler: Reseptör hücreler de denilen bu hücreler insanda yaklaşık 50 milyon adet bulunmaktadır. Bu hücrelerin aksonları 15-20 lif halinde nolfactorius'u oluştararak lamina cribrosadan geçtikten sonra bulbus olfactoriusa ulaşırlar. Hücre yüzeyinde silyalar mevcuttur.

2. Mikrovillüslü Hücreler: Olfaktuar hücrelerin 1/10'u kadar sayıdadırlar. Fonksiyonları tam olarak bilinmemekle beraber kemoreseptör oldukları düşünülmektedir.

3. Supporting (Sustentaculer, Destek) Hücreler: Olfaktor hücreleri birbirinden ayırırlar. Aksiyon potansiyeli taşımadıkları için koku iletiminde rol oynamazlar.

4. Basal Hücreler: Stem hücre görevini yaparlar. Zarar gören reseptör hücrenin yenilenmesini sağlarlar. Bu yenileme siklüsü yaklaşık 30-40 gün sürer. Regio olfactoriada bulunan Bowman guddeleri, mukus salgılar ve bu mukus epitelin üzerini örter. Bowman guddeleri ve supporting hücrelerin içerdiği pigment granülleri regio olfactorianın sarımsı rengini verir.

Regio olfactoriadaki olfaktuar hücrelerin (bipolar hücreler) aksonlan I5-20 lif halinde nolfactorius'u olutturarak lamina cribrosadan geçerler. Ön kranyal fossada frontal korteksteki bulbus olfactoriusa ulaşırlar. Nolfactorius, bulbus olfactoriustaki mitral hücrelerle sinaps yapar.

Mitral hücreler koku yollarının ikinci nöronlarını oluştururlar. Bu hücrelerin aksonları ise traktus olfactorius lateralis ve medialis'i oluşturarak koku merkezlerine giderler. Koku merkezleri oldukça komplekstir ve olfaktuar tüberkül, preform korteks, amygdaloid nükleus, anteriör olfaktuar nükleus ve enterhinal korteks gibi yapılardan oluşur. Bu merkezler ayrıca yiyecek alımı, ısı regülasyonu, uyku siklüsleri, görme, işitme, tat fonksiyonları ile ilgili stimülasyonlarda alırlar.

Koku stimülasyonları bu merkezlerden sonra hipokampus, hipotalamus ve limbik sistemin diğer bölgelerine giderler. Koku duyusunun oluşabilmesi için ortam havasının regio olfactoria'ya ulaşması gerekir. Normal solunum sırasında havanın az bir kısmı bu bölgeye ulaşır. Ancak kuvvetli burun çekilmesi sırasında hava nasal kavitenin üst kısımlarına daha çok ulaşır.

Kokulu maddeler havada oluşturdukları partiküller sayesinde regio olfactoria tarafından fark edilirler. Bu partiküllerin ayırt edilmesi konusunda değişik teoriler üretilmiştir. Kokunun fark edilmesinin havadaki molekülün eriyebilirliğine, moleküler ağırlığına, şekline, penetre olduğu bölgeye bağlı olduğu ileri sürülmüştür. Son yıllarda olfaktuar mukozada G proteini adı verilen ve koku moleküllerini taşıyan bir protein bulunmuştur. G proteininin yetersizliğinin mevcut olduğu tip l-a psödohipoparatiroidizm'de koku duyusu da bozulur.

Testleri

Koku Duyusu

Koku duyusunun değerlendirilmesine yönelik yapılan testlerin çoğu subjektiftir: Bu testlerden bazıları şunlardır:

Dilüsyon testleri: Kokulu madde hava veya sıvı içeren bir tüp içine konarak hastaya koklatılır. Hasta kokuyu duymuyorsa kokulu madde oranı arttırılır. Hastanın hangi miktardan itibaren kokuyu aldığı not edilir. Karşılaştırma amacıyla normal kişilerin koku alma eşikleri belirlenebilir. Her iki taraf da ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Olfaktuar Spektrogram: Genel olarak bilinen kokular sıvı içinde çözünmüş halde kaplara yerleştirilir. Enjektör ve burun ucuna yerleştirilen tüp aracılığı ile bu kokulu maddeyi içeren hava burun içine verilir. Hastanın kap içinde ne miktarda kokulu madde varken, hangi kokuyu alabildiği not edilir. Hem eşik belirleme hem kokuyu ayırt etme testidir.

Butanol Etik Testi: Bir şişeye su, bir şişeye de su içinde butanol konur. Hastadan hangisinin kokulu olduğunu ayırt etmesi istenir. Ayırt etmedikçe butanol miktarı artırılır. Kokulu şişeyi ayırt ettiği zaman, artırım yapılmadan tekrar sorulur. Yine bilirse eşik değer olarak belirlenir.
Eşik değerler normal kişilerle karşılaştırılır.

Bu koku testlerini uygularken buruna verilen havanın sabit basınç, sabit hız ve sabit ısıda olmasını sağlayan aletlerle daha güvenilir sonuçlar elde edilir. Koku duyusunun değerlendirilmesinde bazı objektif testlerde geliştirilmiştir. Ancak bunların klinik uygulanabilirliği düşüktür.

Bu testlerden elektroolfaktogram'da regio olfactoria üzerine bir elektrot yerleştirilir. Eğer reseptör hücreleri uyarılırsa negatif bir dalga oluşur. Elektroolfaktogram, olfaktuar mukoza hastalıklarını santral hastalıklardan ayırmaya yarayan tek yöntemdir. Bir diğer objektif testte, koku uyarılır beyin sapı potansiyelleridir Bu testte perkutanöz olarak yerleştirilen elektrotlar yardımı ile kokulu maddelere karşı beyin sapı potansiyelleri ölçülür Yapılan çalışmalarda kokulu uyarana karşı 150 ve 350 ms'de ortaya çıkan iki potansiyel elde edilmiştir. Ayrıca kokulu uyarana karşı elektroensefalografi sonuçlarındaki değişiklikler belirlenebilir.

Koku testleri hastanın yaşından etkilenir. Çocuklarda ve yaşlılarda test sonuçlan daha sübjektif olur. Kokulu maddelere karşı adaptasyon da, bu testler sırasında sorun yaratabilir.

Genellikle 15 dakika arasında kokuya karşı önemli bir adaptasyon gelişir. Kadınlarda ovulasyon döneminde daha iyi koku alınırken, menstrüasyon sırasında koku duyusu azalır.



Koku Bozukluğu Çeşitleri

Koku bozukluklarını incelerken bazı terimler kullanılır.

Anosmi: Koku duyusunun tamamen kaybolmasıdır: Parsiyel anosmi'de bazı kokulara karşı spesifık anosmi de bir kokuya karşı kaybolmuştur.
Hiposmi: Koku duyusunun azalmasıdır. Bu da parsiyel veya total olabilir.
Hiperosmi: Koku duyusunun normal kişilere göre artışıdır. Anosmi ve hiposmi gibi total, parsiyel veya spesifik olabilir.
Phantosmi: Hiç kokulu uyaran olmadığı halde koku algılamak
Parosmi: Mevcut kokuyu yanlış algılamak
Kakosmi: Kokuları kötü koku şeklinde algılamak.

  Alıntı Hızlı Cevap
Yeni Konu Aç Konuyu Cevapla

Bookmarks

Seçenekler Arama
Stil


Forum Günün Sözü
Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis gaziantep rus escort seks hikayeleri gaziantep escort bursa escort gaziantep escort malatya escort kayseri escort eryaman escort pendik escort tuzla escort kartal escort kurtköy escort kızılay escort kayseri escort seks filmi izle halkalı escort avcılar escort ankara escort escort izmir izmir escort izmir escort etlik escort maltepe escort pendik escort kadıköy escort ümraniye escort ataşehir escort üsküdar escort kartal escort mersin escort mersin escort